Ülkemizdeki Petshop Gerçekleri

Bu yazıyı hayvansever arkadaşlarınla paylaş!

Hayvanların, hele de evimizde dostumuz, bazen de oğlum/kızım diyeceğimiz hayvanların bir mal gibi alınıp satılması çelişki sayılır. Petshop dendiğinde akla ilk gelen şey yeni sahibini ve yeni evini bekleyen sevimli hayvanlar gelebilir. Ancak bu madalyonun görünmeyen yüzüdür. Çünkü bu hayvanlar doğduğu anda, yeni evini bulana kadar ihlallerle dolu bir süreçten geçiyorlar. Bazen henüz sütten kesilmeden annelerinden ayrılarak kaçak ve insani olmayan şartlarda ülkeye sokuluyorlar. Pek çoğu sağlıklı görünseler de pek çoğunda kalıcı hastalıklar olabiliyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri kafeslerini sık sık temizlemek istemeyen petshop sahiplerinin az dışkı ya da çiş yapabilmeleri için normalden daha az beslendikleri bilinen bir gerçektir.

Hemen satılamayacağı ve yaşı ilerledikçe istenmeyeceği korkusuyla annesinin yanından çok küçükken ayırılan Sibirya kurtları küçücük tavanlı kafesinde akşamları petshop kapandıktan sonra havalandırması bile kalmayan Türkiye ikliminde tutuluyor.

Nereden geldikleri sorulduğunda genelde yanıt alınamayan hayvanlar için belge sorulduğunda tüm belgelerinin verilebilmesi de ayrı bir tezatlık oluşturuyor. Resmi üretim çiftliklerinde yetiştirilmeden hangi ülkeden geldiğini bile petshop sahibinin bilmediği hayvanların belgelerinin gerçek olma olasılığı nedir?

Ayrıca kedi, köpek, kuş, balık ve daha pek çok kanatlı, kanatsız, sürüngen hayvanın bir arada satıldığı bu ortamlarda tabi ki hastalıklar kaçınılmazdır.

Dükkânların büyük bir kısmı tuttuğu hayvanlar için belirlenmiş olan kafes ölçülerine uymuyor. Özellikle biraz büyüyen hayvanlar, tutuldukları kafeslerinde ayağa dahi kalkamıyorlar. Tabii onlar da satılmıyor diye ya sokağa bırakılıyor, ya da maalesef öldürülüyor. Ayrıca bazı petshoplarda hayvanların daha enerjik görünmelerini sağlamak amacıyla bazı zararlı olabilen iğneler yapılıyor. Bunlar sadece bizim bildiklerimiz.

“Olması gereken nedir?” sorusunun cevabı da çok basit. Petshoplarda hayvan satışı yasaklanmalı, resmi üretim çiftlikleri kurulmalı ve evcil hayvan sahibi olmak isteyenler ya sokaklardan ya barınaklardan ya da bu çiftliklerden hayvan sahibi olmalıdır. Ancak bununla kalmadan barınaklardan ve çiftliklerden sahiplenilen hayvanlar, yetkililer tarafından her 3 ayda 1 evinize gelerek hayvan hangi koşullarda tutuluyor, sağlığı yerinde mi diye denetleme yapılmalı. Ki zaten ilk hayvan sahiplenirken de evinizin ve ortamınızın sağlıklı şekilde bir hayvan yetiştirmeye uygun olup olmadığının belirlenmesi için belli koşullar koyulmalıdır.

Facebook Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir